Get Adobe Flash player
Bölmeler
Yayın Organlarımız
Arşiv
Ziyaretçiler

free counters

Tanıtım

ZİYAEDDİN İSMİHANOĞLU – Dünya Ahıskalı Türkleri Birliği  (DATÜB) Genel Başkanı, Kazakistan AHISKA Milli Merkezi Başkanı

23 Kasım 1958 Almatı doğumlu olan Ziyaeddin İsmihanoğlu ilk, orta ve lise tahsilini tamamladıktan sonra 1981 yılında Almatı Ulusal Ekonomi fakültesini bitirdi. Rusça, Kazakça,Türkçe konuşan Ziyaeddin İsmihanoğlu iş hayatına 1982 yılında başlayarak Kazakistan  Sovyet Cumhuriyeti Arazi ve Su Geliştirme bakanlığı bünyesinde değişik pozisyonlarda 1989 yılına kadar görev yaptı. Yine aynı bakanlığın bünyesinde 1989 yılından 1995 yılına kadar yiyecek içecek malzemelerin ithalatından sorumlu şef olarak görevini sürdürdü. 1995 yılından sonra kardeşi Hüseyin beyle birlikte kurdukları ve bir çok değişik sektörde faaliyet gösteren kendi şirketlerini idare etti. Kısa sürede gösterdiği başarılı yönetim, doğru sektörlere girme, girişimci ruhuna sahip olma gibi özellikleri sayesinde şirketlerini ülkenin sayılı grup şirketleri arasına sokmayı başaran Ziyaeddin İsmihanoğlu aynı zamanda toplumsal sorululuk sahibi bir iş adamı olma özelliğiyle bu alanda yaptığı faaliyetler nedeniyle bazı ulusal ve uluslararası kuruluşlardan çeşitli ödüller almıştır. Halen Kazakistan Ahıskalılar derneği başkanlığını yürüten Ziyaeddin İsmihanoğlu bu görevi nedeniyle Kazakistan halkları meclisinde ülkede yaşayan Türk kökenli Kazak vatandaşlarını temsil etmektedir. Aynı zamanda o Dünya Ahıska Türkleri Birliği başkanıdır.

***

GÜRCİSTAN AHISKA TÜRKLERİ  VATAN CEMİYETİ’NİN FAALİYETİ 

 Tiflis’te faaliyet gösteren Ahıska Türkleri Vatan Cemiyeti Başkanı İsmail Molidze (Mollaoğlu), cemiyet olarak son zamanlarda yapmış oldukları faaliyeti dergimize değerlendirdi. Konuyla ilgili olarak Molidze’nin açıklaması şöyledir:

Gürcistan Parlamentosu, Ahıska Türklerinin vatana dönüş müracaatlarının temmuzda sona ermesinden sonra üç aylık bir uzatmayla ilgili bir çalışma yaptı. Biz bu uzatmanın altı ay olması için gerekli temaslarda bulunduk. Gürcistan’da Avrupa Konseyi temsilcisi Boris Volski ile birlikte çalıştık. Bu arada Parlamento nezdinde girişimde bulunduk. Parlamento Dışişleri Komisyonu Başkanı Irakli Mineişvili ve Parlamento Gurup Başkanı Petre Ciskarişvili ile de görüştük. Bu temaslardan sonra müracaat süresinin uzatılması üç aydan altı aya çıkarıldı. Gürcü yetkililer, bu uzatmanın son uzatma olduğunu özellikle belirttiler.

 Bu temaslarımızda sadece uzatma konusu değil, Ahıskalıların diğer meselelerini de gündeme getirdik. Meselâ gümrük konusu. Bir Ahıskalı buraya göç ettiğinde sınırda yani gümrükte vergi ödememesi için gümrük kanununda değişiklik yapılacağına dair söz verdiler. Bu arada Gürcistan’da yaşayan Ahıska Türkleri için çifte vatandaşlık verilmesi hususunu da konuştuk. Bu konuda da söz verdiler ve hemen çalışmalar başladı. Sadece Ahıska bölgesinden 27 kişi, Tiflis’ten 5 kişi olmak üzere 33 kişinin evrakını Gürcistan Adalet Bakanlığı kabul etti. Bunlar son iki aylık çabamızın sonucudur. Bunlar kolay olmuyor. Zira Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Gürcistan Hükûmetine bir mektup göndererek Azerbaycan vatandaşlarına Gürcistan vatandaşlığı verilmemesini istedi. Ahıska’ya gelenlerin yüzde sekseni Azerbaycan vatandaşıdır. Bu siyaseti anlamak zor…

4 Ağustosta Ardahan Valisi Selim Cebiroğlu ve Belediye Başkanı Faruk Köksoy’la görüştük. ‘Gürcistan ve Türkiye arasında biz Ahıska Türkleri büyük bir dostluk köprüsü rolünü oynayabiliriz. Bunun için ortak çalışmalar yapmamız gerekir.’ dedik. Her iki tarafın da desteğini aldık. Bu yolda çalışmalarımız devam etmektedir.

Şu anda Gürcistan’da 1500 kadar Ahıska Türkü yaşamaktadır. Bunlardan 160 kişiden meydana gelen 47 aile Ahıska bölgesinde yaşamaktadır. Son zamanlarda birçok insan gelip ata yurdunu dolaşmaktadır. Maalesef bunlardan ev satın alan çok az. Bunun en önemli sebebi halkımızın öteden beri bildiği bazı dernek başkanlarıdır. Bunların bol vaadleri, insanları beklemeye sevk ediyor. 

Vatana dönüş için müracaat sayısı 2300 civarındadır. Bu müracaatlar 2010 yılı başlangıcından itibaren değerlendirilmeye başlanacaktır. 

Bizim bu ayin sonunda Gürcistan’daki Avrupa Konseyi Azınlıklar Merkezi Temsilcisi Tom Trier’le birlikte Kazakistan ve Kırgızistan’da ortak çalışma programımız var. Bu programla müracaatın ne kadar önemli olduğunu anlatamaya çalışacağız. Bizden hemen sonra uzmanlar oralardaki dernek temsilcilerine müracaat formlarının doldurulması ve evrakın tamamlanması konusunda açıklamalar yapacaklar. 

İsmail Molidze Andali

Gürcistan Ahıska Türkleri ‘Vatan’ Cemiyeti Başkanı 

Gürcistan Ahıska Türkleri Vatan Cemiyeti

 Merkez ofisi : Galaktiyon 20-TİFLİS

 Tel :   (995 32) 93 12 31(995 93) 27 60 32       

 Ahıska Şubesi :  Kechovis 7-AHISKA

 Tel :  (995 93) 27 60 32, (995  94 35 57).

 

***

Dünya Ahıska Türkleri Birliği’ne Ödül

Uluslararası Türksoy’la İpekyolu Dergisi’nin geleneksel olarak düzenlediği “Altın Adamlar Ödül Töreni”nine Ahıskalılar Vakfı Yönetim Kurulu Başkanımız Sn.MEHMET OĞUZ da Davetli olarak iştirak etti.Sn.Başbakan Yardımcısı BÜLENT ARINÇ ve DATÜB Başkanı Sn.İsmihanoğlu KASSANOV-la Ahıskalılar meselelerini görüştü.

Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) Yönetim Kurulu Başkanı Ziyaeddin İsmihanoğlu KASSANOV, Uluslararası Türksoy’la İpekyolu Dergisi’nin geleneksel olarak düzenlediği “Altın Adamlar Ödül Töreni”ninde. “Türk Dünyası’nda Yılın Sivil Toplum Kuruluşu Ödülü”ne layık görüldü.

Arınç’a Türk Diline Hizmet ÖdülüUluslararası Türksoy’la İpekyolu Dergisi’nin geleneksel “Altın Adamlar Ödül Töreni”nde Devlet Bakanı Bülent Arınç, Türk Diline Hizmet Ödülü’ne layık görüldü.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “Türkçenin zenginliğinin farkında değiliz. Yeni yetişen gençlerimiz neredeyse 20-25 kelimeyle meramını ifade edecek noktada acizlik gösteriyor. Türkçeyi bu kadar güdük, kısır, bu kadar biçare göstermeye kimsenin hakkı da yok, haddi de yok” dedi.

Arınç, “Türkçe bizim her şeyimiz. Türkçeye sahip olmamız, onu en iyi şekilde kullanmamız gerekir. Aslında bu konuyu içimizde en güzel konuşacak ve dinletecek olan üstadımız Yavuz Bülent Bakiler’dir. Onu şiirleriyle, duygu yüklü, Türkçeyi en zengin şekliyle kullanan anlatımıyla her zaman takdirle, hayranlıkla izlemişimdir” diye konuştu.
Daha önce de meclis başkanlığı döneminde buna benzer ödüller aldığını ifade eden Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkçeyi maalesef bozuyoruz, bozarak konuşuyoruz. Türkçenin zenginliğinin farkında değiliz. Yeni yetişen gençlerimiz neredeyse 20-25 kelimeyle meramını ifade edecek noktada acizlik gösteriyor. Neredeyse o telefonlardaki mesajlar gibi ‘nbr’ yan yana geldiği zaman ‘ne haber’ dediklerini anlıyoruz, ‘slm’ yazdığı zaman ‘selam’ olduğuna inanmak istiyoruz. Türkçeyi bu kadar güdük, kısır, bu kadar biçare göstermeye kimsenin hakkı da yok, haddi de yok. Son yıllarda maalesef gençlerimizin argo ve popüler kültüre olan temayülleri ve yatk ınlıkları, Türkçeyi zengin bir dil olarak konuşmaktan ziyade çok küçük, sadece meramını 3 cümleyle anlatabilecek şekle sokmaya kalktı. Bundan dolayı ıstırap duyuyorum.”

Arınç, Ankara’da Ümitköy’de bir caddede hiçbir iş yerinin Tü rkçe tabelası olmadığını aktararak, “Meclis başkanlığım döneminde de bu felaketin farkına vardım. Mesela meclisimizde 3 bin 500 personel var, Ankara için söylüyorum. Onlara sosyal hizmet de veriyoruz. Araba yıkama yeri olarak iki yer buldum ve onları kiraladık. O hizmeti biz kendi elemanlarımızla veriyoruz, ama bu artık meclisin asli görevi değil. Bu arabayı yıkama, temizleme, parlatma işini özel sektöre bırakalım diye düşünmüştük. Hakkında çok iyi intibalar edindiğimiz veya bize öyle tanıtılan arkadaşımız açmış orayı, ‘car wash’ diye yazmış, hem de meclisin içinde. Kan beynime sıçradı. Dedim ki ‘Bunların kontratlarını iptal edeceksiniz. Eğer bu isimleri değiştirmiyorlarsa, Türkçe bir kelime koymayacaklarsa ben buna razı olamam’. Sağ olsunlar ikisi de değiştirdi” şeklinde konuştu.

Herkes tarafından rahatlıkla konuşulan kelimelerin Türkçede güzel bir karşılığı bulunmaması durumunda kullanılabileceğini dile getiren Arınç, şöyle devam etti:
“Durup dururken binlerce kelime hazinesine sahip Türkçe dilimizin içinde, su gibi şırıl şırıl, bülbül sesi gibi kulağa ahenkli gelen, fonetiği gayet güzel olan bir dili konuşmak yerine bir özentiyle, kendini bir inkarla, kendini küçük görmekle böylesine saçma sapan kelimeler kullanılmasını affetmek mümkün değil. Kendi dilimizi konuşacağız. Bir Fransız ne kadar Fransızcası na sahip çıkıyorsa, İngiltere Büyük Britanya’dan kalmış bir imparatorluk hülyasıyla kendi dilini halen dünyanın her yerinde konuşmak için bütün gayretini sarf ediyorsa, biz Türkçeden vazgeçemeyiz.

‘Türkçe Konuşan Parlamentolar Asamblesi’ diye bir şey kurmayı düşündük. Meclis başkanıyım, beni ziyarete geldiler. Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan kendini o sınıfın içerisine koymuyordu doğrusu, diğerleri hep geldiler. Ancak çok üzüldüğüm bir netice ortaya çıktı. Türkçe konuşan ülkeler diye bildiğimiz ve TÜRKSOY’un çatısı altında kendilerini örgütlediğine inandığımı z bu kuruluşların ortak dilinin Rusça olduğu ortaya çıktı. Onları kınamak için söylemiyorum. Bir Sovyet zulmünün, emperyalizminin yıllarca nesillerden nesillere katliam yaptığı, dillerini unutturduğu, inançlarından uzak tuttuğu, birbirlerine düşman yaptığı bir anlayışın sonunda muhteşem başarısını gördüm. Birbirleriyle konuşamıyorlardı, Rusça anlaşmak zorundaydılar. Sonunda muvaffak olduk, Türkçe Konuşan Parlamentolar Birliğini kurduk.”
Bülent Arınç, herkesin Türkçeyi yeniden keşfetmeye mecbur olduğ unu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Türkçe çok zengin bir dil, inanın. Fransızca kadar, Arapça kadar, belki onlardan birkaç tanesinden daha çok kelime hazinesine sahip. Bizim bu zenginliği konuşmamız, öğrenmemiz, bilmemiz lazım. Bir ara öz Türkçe adıyla ortaya çıkarılan, sonra uydurukça olduğu anlaşılan o heyecandan, o hareketlerden bahsetmiyorum. Kitaplarımızı açtığımızda, alfabemizi açtığımızda, kültürümüze dönüp baktığımızda, eski medeniyet eserlerimizi ortaya koyduğumuzda gerçek Türkçenin zaten ne olduğu çok iyi belli oluyor. Biz buna sahip çıkmalıyız. Zorlamalarla, yeni şeyler türeterek gülünç hale gelmek değil asıl mesele. Konuşulan Türkçeyi, anlaşılan Türkçeyi, saf olanı, temiz olanı, arı olanı, duru olanı bizim tercih etmemiz gerekiyor. Kültürümüzün en önemli unsuru budur. Dilimizde noksanlık olursa birbirimize karşı dilsiz oluyoruz, anlaşamıyoruz, konuşamıyoruz.”
Türk diline özentilerden uzak, sıkı sıkıya sahip çıkılması gerektiğinin altını çizen Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bizim Kanunlar Kararlar Dairesi var. Ne yapıyor bu? Tasarıları, teklifleri Meclis Genel Kuruluna sunuyor, ondan sonra da onu yasalaştırıyoruz. Bir baktık ki birbiriyle alakasız cümleler var. Farklı anlamlara gelebilecek şeyler konuşulmuş. Türk Dil Kurumundan iki arkadaşı meclisin yasama uzmanlığında genel sekreter yardımcılığında görevlendirdim. Çünkü teklifleri yazanlarla tasarıyı gönderenler de Türk dilinin inceliklerine vakıf değil. Acınacak şeyler ortaya çıktı. Biz görevimizi yaptık zannettik, ama bir yer eksik kalmış. Çünkü tasarıların çoğu Başbakanlıktan geliyor. Başbakanlık Kanunlar Kararlar Dairesinden eğer bize eksik gönderiliyorsa, biz onu düzenleme konusunda çok zorluk çekiyoruz. O zaman Başbakanlık Kanunlar Kararlar’a da mutlaka gerekir diye düşünüldü ve orada da bir arkadaş görevlendirildi. Böylece devlet bürokrasisi içerisinde de Türkçeye sahip çıkma konusunda adımlar atıldı.”

Konuşmasının ardından Arınç’a, şair-yazar Yavuz Bülent Bakiler, “Türk Diline ve Kültürüne Hizmet Ödülü”nü takdim etti.
Bülent Arınç da ödül almaya hak kazanan bazı kişilere ödüllerini verdi.

Törende ayrıca şu isimler de ödüle değer görüld ü:
Devlet Bakanı Faruk Çelik, “Türk Dünyası Hizmet Ödülü”, Çeçenistan eski lideri merhum Hacı Ahmet Kadirov “Kafkaslar’da Barış ve Dostluk Ödülü”, Kosova Çevre Bakanı Mahir Yağcılar “Türk Dünyası Hizmet Ödülü”, eski BBP Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu “Türk Dünyası Dostluk ve Barış Ödül ü”, İstanbul Bü yükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş “Yılın Büyükşehir Belediye Başkanı”, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu “Yılın Meslek Örgütü”, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu “Üstün Hizmet Ödülü”, Azertelecom ve Azerfon Yönetim Kurulu Başkanı Cüneyt Türktan “Azerbaycan’da Yılın Yöneticisi”, şair-yazar Yavuz Bülent Bakiler “Türk Dünyası Hizmet Ödülü”, Gentaş Yönetim Kurulu Başkanı Gencay Aydın “Yılın Genç İş Adamı”, Eryılmazlar Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Eryılmaz “Anadolu’da Yılın Girişimcisi”, Ceyhan Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü “Anadolu’da Yılın Belediye Başkanı”, Başbakanlık Müşaviri Salih Melek “Hizmet Onur Ödülü”, Kiptaş Genel Müdürü İsmet Yıldırım “Yılın Yöneticisi Ödülü”, nakkaş ve tezyini sanatlar uzmanı Semih İrteş “Türk Kültür ve Sanatına Hizmet Ödülü”, Azerbaycan Devlet Sanatçısı Melahat Abbasova “Türk Dünyası Kültür ve Sanat Ödülü”, Dünya Ahıska Türkleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ziyaeddin İsmihanoğlu “Türk Dünyası’nda Yılın Sivil Toplum Kuruluşu Ödülü”, Hendek Belediye Başkanı Ali İnci “Yılın Sosyal Sorumluluk Projesi Ödülü”, Grand Ani Hotel Yönetim Kurulu Başkanı Sait Ötegen “Avrupa’da Yatırım Teşvik Ödülü”, Karaca Züccaciye “Tüketici Kalite Ödülü”, Petkim “Türkiye’de Yılın Kuruluşu”, Beypiliç “Yılın Altın Markası” ve Rotterdam İslam Üniversitesi “Yılın Eğitim Kurumu”.

Haber: AA
Kaynak: TimeTurk

X X X

Ziyaetdin İSMİHANOĞLU-DATÜB Genel Başkanı

Sayın Başkan!
Belki de bugün çok kişiden doğumgünü mesajı alacaksınız. Ancak tüm Ahıska Türkleri adına şu an okuduğunuz kutlama mesajı umarız Sizin için en değerli dilekleklerden biri olacaktır. Çünkü son bir kaç sene içinde Siz hayatınızı ve varınızı esirgemeden AHISKA davasına – mücadelemize hasr etmiş oldunuz. Ulu Tanrı Sizleri Bize çok görmesin.
Sayın Ziyatdin bey! Bir yıl daha bitti. Zaman çabuk geçiyor. Geriye baktığınızda umarız Ahıska Halkımla harika günler geçiriyorum dersiniz.. Tüm dileklerinizin gerçekleşmesi isteğile.. Nice yıllara… Bugün yaşınızın kaç olması önemli deği, her şeyin en güzeli sizinle olsun. 23 Kasım Doğum gününüz kutlu olsun!

Ahıska Basın Bilim Merkezi.

Ramiz MEŞEDİHASANLI ve Höküme HALİLOVA – Ankara.

TEBRİK EDİYORUZ!

Dr.Ömer KOCAMAN

Bir kaç sene Özbekistan ve Kazakistan’da TİKA Koordinatörü görevini sürdüren Dr.Ömer KOCAMAN, Ağustos 2011 Tarihinden başlayarak DATÜB Genel Başkanı Sayın Ziyatdin KASSANOV’un Başkent Ankara’da baş danışmanı vazifesini sürdürecektir. Hayırlı uğurlu olsun diyor ve Ömer beye bu görevinde başarılar diliyoruz!
Ahıska Basın Bilim Merkezi.

6 Responses to “Tanıtım”

  • B A Y R A M I Z M U B A R A K O L S U N _A L L A H G A N A B E L A G U N L A R A U L A S T U R S U N. S A B I R A T L A N T A. G A

  • adem:

    bana yardimci olun kirgizistanda yasmak istiyorum
    adem-isvec
    nemrut71@yahoo.se
    speciall ahciyim
    nemrut71@yahoo.se

  • Güzel bir blog olmuþ, tasarým, içerik gerçekten çok güzel.

  • Fuad:

    Salam, Ziyaəddin müəllim.

    Mən “Paritet” qəzetinin (www.paritet.az) əməkdaşıyam. Özüm diaspor yazarıyam.

    Bizim qəzet Diaspor qurumlarımızın dəşkilatlanması na informasiya
    dəstəyi” layihəsinə start verib.

    Layihə çərçivəsində xaricdəki diaspor fəallarımızla müsahibələr
    də dərc edirik. Həmçinin diaspor mətbuatımız haqqında yazı hazırlayırıq.
    Bu baxımdan Sizin və təşkilatınız haqqında yazı hazırlamaq istəyirəm.

    Əgər razılıq versəydiniz Sizə müsahibə üçün sua llar
    göndərərdik.

    Hörmətlə,Fuad Hüseynzadə, “Paritet” qəzet

  • Salam, Ziyaəddin müəllim.

    Mən “Paritet” qəzetinin (www.paritet.az) əməkdaşıyam. Özüm diaspor yazarıyam.

    Bizim qəzet Diaspor qurumlarımızın dəşkilatlanması na informasiya
    dəstəyi” layihəsinə start verib.

    Layihə çərçivəsində xaricdəki diaspor fəallarımızla müsahibələr
    də dərc edirik. Həmçinin diaspor mətbuatımız haqqında yazı hazırlayırıq.
    Bu baxımdan Sizin və təşkilatınız haqqında yazı hazırlamaq istəyirəm.

    Əgər razılıq versəydiniz Sizə müsahibə üçün sua llar
    göndərərdik.

    Hörmətlə,Fuad Hüseynzadə, “Paritet” qəzet

  • Sag olun! basin Merkezi esbaskani Hokume hanimla gorusun!

Leave a Reply

VATANA ZİYARET
------------------------------------------------ ---------------------------------------------------- TABİATIN MUCİZELERİ. Aydan Arı Sudan Duru BOZKURT
Reklam ve İlanlar

Ahıskalı Türkler bu ülkelerde yaşamakta

DATÜB 1.Kurultayı Delegeleri Anıtkabir'de

Karabağ'ı Unutma! Unutturma!